Gök, yılın ilk beş ayında kümülatif enflasyonun yüzde 16,59'a ulaştığını hatırlatarak, memur ve memur emeklilerine yıl başında verilen maaş artışlarının kısa sürede etkisini yitirdiğini ifade etti. Mevcut verilere göre memurların yaklaşık yüzde 5 oranında enflasyon farkı almaya hak kazandığını belirten Gök, enflasyon farkının bir zam olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Enflasyon farkının çalışanların yaşadığı ekonomik kaybın gecikmeli telafisinden ibaret olduğunu vurgulayan Gök, "Enflasyon oranında yapılan maaş artışları da gerçek anlamda zam değildir. Maaşlar artarken temel ihtiyaçlar ve yaşam maliyetleri de aynı oranda yükselmektedir. Çalışanın refah seviyesini artırmayan, yalnızca kaybını karşılayan bir artışın zam olarak sunulması doğru değildir" dedi.
Toplu sözleşme süreçlerini de eleştiren Gök, kamu çalışanlarının haklarını korumakla görevli sendikaların ve hakem heyetinin, çalışanlara enflasyonun üzerinde kazanımlar sağlayacak bir mücadele ortaya koyması gerektiğini ifade etti. Yılın henüz ilk beş ayında toplu sözleşmeyle belirlenen zam oranlarının eridiğine dikkat çeken Gök, bunun mevcut sözleşmelerin çalışanların ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Kamu çalışanlarının market, kira, ulaşım ve fatura giderlerindeki artışları maaşlarına yansımadan karşılamak zorunda bırakıldığını belirten Gök, sendikacılığın yalnızca gerçekleşen enflasyonu takip etmek olmadığını, çalışanların refahını artıracak kalıcı kazanımlar elde etmeyi gerektirdiğini söyledi.
TÜSÇAS Genel Başkanı Timur Gök, çözüm önerisi olarak enflasyon farkının altı ayda bir değil, aylık olarak maaşlara yansıtıldığı "Eşel Sistem" uygulamasının hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Gök, kamu çalışanlarının artık sadece kayıplarının telafi edilmesini değil, refah payı içeren ve alım gücünü artıran ücret politikaları talep ettiğini ifade ederek, yetkili sendikaların ve hakem heyetinde görev alan temsilcilerin ortaya çıkan tablonun sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
