Sonrasında ilimizin de içinde olduğu özellikle 6 ili kapsayan ve çok ciddi boyutta yıkıma sebep olan bölgede tarifi ve onarılması imkansız acılar ve kayıplar bırakan şiddetli deprem sonrasında yıkılan ve yıkılma kararı alınan konutların ardından hali hazırda ihtiyacı karşılamaktan uzak olan konut ihtiyacı çevre illerden gelen göç dalgaları da eklenince çok daha fazla artmıştır.
Bu süreçte inşa edilen toplu konutlar bu talebi bir miktar rahatlatsa da kira fiyatları üzerinde Elazığ depremi sonrası etkili olmuş ancak PAZARCIK depremi sonrası depremin etki alanının büyüklüğü ve ilimizin aldığı yoğun göç dalgası nedeni ile gözle görülür bir etki sağlamamıştır.
Bu süreçte artan maliyetler nedeni ile yeni projelerin başlatılması sekteye uğramış. Yapı stoğu, konut üreticilerinin bir kısmının beklemeyi tercih etmesi ile yetersiz kalmıştır. 
Bu yetersizlik sadece konutta değil konutla birlikte ticari mülklerde de yaşanmaktadır. Yapılan her projede yapı stoğuna kazandırılan konut sayısının en az 1/5’ i veya 1/10’ i kadar dükkan-mağaza, depo, ofis vb…  yapı stoğuna eklenmektedir. Bu durumda bu alanda yetersizliğin oluşmasına sebep olmuştur.
Kiracıların kiralamak istedikleri mülklerde aradığı özellikler de, kiralık sektöründe belirleyici olan önemli kriterlerdendir. Bu kriterler de, can ve mal güvenliği ile ekonomik şartlar birinci sırayı paylaşmaktadır. Ardından lokasyon kriteri gelmektedir. Gerek konut gerekse ticari alanlar da özellikle aranan lokasyonlar da ciddi bir kiralık mülk krizi yaşanmaktadır. Burada da yine yetersiz yapı stoğu ve arz-talep dengesi kira fiyatlarını etkileyen önemli iki faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yapılan imar planlarının da lokal kiralık sorununun oluşmasında etkisi yadsınamaz. Özellikle artan nüfus düşünüldüğün de yapılan villa arazisi veya tek katlı yapılaşma planları mevcut bölgede zaman içerisinde kiralık konut ve işyeri sorununun oluşmasına sebep olacaktır. Bu sorunda beraberinde kira fiyatlarının artışını getirmektedir.
Kiralık sektörünün bir diğer sorunu ise eşyalı kiralık konut ve ofis alanında yaşanmaktadır. Burada da yine konut ve ofis sayısı, lokasyon, konut ve ofis kriterleri, konutların iç donatısı aranan kriterlerin başında gelmektedir. Her ne kadar şu anda bu alandaki kriz mevcut kiralık konut sorununun yanında fark edilmese de aslında ciddiye alınması gereken bir konu olarak gelecekte karşımıza çıkacaktır.
Ayrıca dönemsel olarak hareketlenen kiralık piyasası da fiyatlar üzerinde hareketliliğe sebep olmaktadır. Özellikle kamuda yaşanan tayin ve atamalarla bu dönem daha belirgin bir hal almaktadır.Tüm bu ve benzeri sebeplerden ötürü ilimizde ciddi bir kiralık sorunu oluşmuştur. 

KİRALIK DAİRE FİYATLARI
Yukarıda saydığımız belli başlı sorunların neticesi olarak kira fiyatları da değişmektedir. Bu değişimin yönü şu ana kadar hep artış lehinde olmuştur. Bu artış ise kiracıları zorlamaya devam etmektedir. Fiyatların yakın zamanda düşüşe geçmesi bekleniyor olsa da bu düşüşün gözle görülür seviyelere gelmesi zaman alacaktır. Ani yaşanan artış bir süre daha stabil olarak kalacak daha sonra bahsedilen sorunlar çözüme kavuştukça kira bedelleri normale dönmeye başlayacaktır. Ancak bu süreç uzadıkça ekonomik şartlar da göz önüne alınırsa normal diye niteleyebileceğimiz seviyeler şimdiki kira marjlarının da üstünde olabilecektir.
Temelde fiyatları belirleyen tek kriter arz – talep dengesinin sağlanmasıdır. Buna bağlı olarak bu dengenin kurulması için atılan her adım kira fiyatları üzerine olumlu etki edecektir” ifadelerine yer verdi.