Bu yarışta öne çıkan isimlerden biri de Nurullah Öner.
Ancak meseleyi yalnızca bir başkanlık yarışı olarak görmek eksik olur. Asıl mesele, Elazığ’ın ticaret ve sanayi dünyasının önümüzdeki dönemde nasıl bir anlayışla temsil edileceğidir.
Çünkü Elazığ’ın artık sorunlarını sıralayan değil, çözüm üreten; üyelerini yalnızca seçim dönemlerinde değil, her zaman dinleyen; şehrin ekonomik potansiyelini harekete geçirecek projeleri ortaya koyan güçlü bir yapıya ihtiyacı var.
Sanayicinin yatırım, tüccarın büyüme, girişimcinin finansman ve gençlerin yeni iş alanları beklentisi ortada.
İhracatın artırılması, yeni yatırımların Elazığ’a kazandırılması, mevcut işletmelerin rekabet gücünün yükseltilmesi ve şehrin ekonomik değerlerinin daha etkin tanıtılması artık ertelenemeyecek başlıklar.
Bütün bunlar için Ticaret ve Sanayi Odası’nın yalnızca üyelerinin sorunlarını ilgili kurumlara aktaran bir yapı olmanın ötesine geçmesi gerekiyor.
Elazığ’ın ekonomik aklına, güçlü bir temsil mekanizmasına ve sonuç odaklı bir yönetime ihtiyaç var.
Nurullah Öner’in adaylığı da bu açıdan önem taşıyor.
Elbette seçim döneminde söylenen her sözün gerçek karşılığı, sandıktan sonra ortaya konulacak çalışmalarla anlaşılır. Projeler, icraatla; vaatler, sonuçlarla değer kazanır.
Fakat değişim arayışının kendisi bile iş dünyasının beklentilerini ortaya koyuyor.
Daha fazla istişare…
Daha güçlü temsil…
Daha fazla proje…
Ve Elazığ’ın ekonomik geleceği için daha cesur adımlar.
Şehrin ticaret ve sanayisinin önünde ciddi bir potansiyel var. Önemli olan bu potansiyeli ortak akılla harekete geçirmek.
Bu nedenle önümüzdeki seçim, sadece bir yönetim değişikliği meselesi değil; Elazığ’ın ekonomik geleceğine dair bir tercih olarak okunmalı.
Bizim bu tercih noktasındaki sözümüz ise kısa ve net:
ÖNER’İMİZ VAR.
Gerisi; projelerde, ekipte, sahada ve sandıkta…