Güncel
Giriş Tarihi : 22-09-2020 16:31   Güncelleme : 22-09-2020 16:31

‘Yapamıyorsan bırak git kardeşim’

10 yıla yakındır Kuyumcular Esnaf Odası Başkanlığını yürüten Fikret Çakmakçı, sektörü ve ilimiz ekonomisi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

‘Yapamıyorsan bırak git kardeşim’

Başkan Çakmakçı; “Elazığ’da esnaf temsilcileri arasında birlik beraberlik yok. Eğer esnafın sorunlarını sıkıntılarını çözemiyorsan, başkanlığı yapamıyorsan oturduğun koltuğu bırak git kardeşim” dedi.

“ÇOĞU SORUNUMUZU ÇÖZDÜK”

Elazığ Kuyumcular Esnaf Odası Başkan Fikret Çakmakçı; “Yaklaşık 10 yıldır Elazığ Kuyumcular Esnaf Odası Başkanlığını yapmaktayım. Başkan olmadan önce de geçmiş başkanların yönetiminde yer aldım. En son Mehmet Yücel Başkanımızın başkanlığı bırakması dolayısıyla oda başkanı olduk. Tabi bizler sektörü bildiğimiz ve  yıllardır esnaf olduğumuz için sorunları ve sıkıntıları çok iyi biliyorduk. Başkan olduktan sonra esnaflarımızı bir araya getirdik. Kimse kimseyi tanımazken bizler esnaflarımızı kaynaştırdık. Esnaflarımızı sabah kahvaltıları, akşam yemekleri ve toplantılarla bir araya getirdik. Önceliğimiz şuydu;  esnafımızı bir araya getirirsek çözemeyeceğimiz hiçbir sorunumuz sıkıntımız olmayacaktı. Şükür esnafımızın bizlere vermiş olduğu destekle sorun ve sıkıntılarımızı aştık. Bunun en büyük başarısı esnaflarımızın bizlere vermiş olduğu destektir. Ufak tefek sıkıntılarımız tabi ki var. Bu sorunları da gerekli mercilere iletmişiz. Valiliğimizden Emniyet Müdürlüğümüzden aldığımız destekle sektörümüze hizmet ediyoruz. 24 Ocak depremi öncesi esnaf sayımız 148 taneydi.4 esnafımızın işyerleri yıkıldı. Şuan mevcut sayımız 144’tür. İlimizde 8 tane imalat,5 tane tamirat yapan esnafımız var”.

 “ALTIN YÜKSELİŞE GEÇECEK”

Altına yatırım yapacak vatandaşların günü birlik düşünmemeleri gerektiğini altını çizen Başkan Çakmakçı; “Altın uzun vadeli yatırım aracıdır. Bu süre 6 ay, 1 yıldır. Eylül ayındayız geçen yıl eylül aynı baz alırsak altın yaklaşık yüzde 85-90 prim yaptı. Bunun en büyük sebebi malum korona virüs, virüs tek Türkiye’yi değil tüm Dünya’yı etkiledi. Bunun akabinde ülkeler arasındaki krizler; örnek verecek olursak Amerika ve Çin gerilimi, Türkiye ve Avrupa ülkelerinin yaşadığı sıkıntılar, ülkeler arasındaki gerilimler, ülkelerin merkez bankalarının almış olduğu faiz kararları, işsizliğin yükselmesi etkendir. Altın bu gibi durumları çok sever. Altın güvensiz ortamı çok sever. Dünya genelinde düzgün giden bir şey yok. Bunun içinde altın fiyatlarının tekrar yükselişe geçeceğini düşünüyoruz. Altın fiyatları yükselecektir. Vatandaşlarımız altın yatırımını günü birlik düşünmesin. Vatandaşlarımız altın alayım yarın para kazanayım düşüncesine kapılmasın büyüklerimizin söylediği gibi altın yastık altı yatırımıdır.2015-2016 yıllarındaki altın fiyatları şu anki altın fiyatları kıyasladığımızda yüzde 500’lük artış görülmüştür. 2015-2016 yıllarında altının gram fiyatı 100 TL iken şimdi 500 TL civarındadır. Bizlerin kesin olarak altının çıkması veya düşmesini bilmemiz imkanı yoktur. Bakarsınız Dünya geneli bir olay olur altın fiyatları çıkar düşer. Bizler sadece tahmin ederiz. Şunu da söyleyebilirim tahminlerimde hiç yanılmadık. Çünkü altının sevdiği ortamları çok iyi biliyoruz. Yatırımcılara kesinlikle şunu öneriyorum altın yatırımından kaçmasınlar. Vatandaşlarımız altın alacaksa 6 ay 1 yıl beklemesi lazım”.

 “GELEN VERGİ BİZLERİ MUTLU ETTİ”

Çakmakçı; “Özellikle yıllardır şunun mücadelesini veriyoruz. Bankaların altın alış verişine karşıydık. Devletimiz bankalara altın alış verişine vergi getirdi. Bu durumda devletimizin işine geliyor. Çünkü vatandaşımız bankadan işlem yaparken adam para kazanıyor. Bunun devlete hiçbir katkısı yoktu. Bir de para ekonomiye girmiyordu. Para bankada yatıyordu. Bu vergiyle para bankadan çıktı. Vatandaşlarımız ev almıyordu bankada parası duruyordu. Altın alıp satıyordu para kazanıyordu. Bu vergiyle para ekonomiye kazandırıldı. Bankalara gelen vergi esnafımızı mutlu etti”.

“İŞLERİMİZDE ÇOK BÜYÜK DÜŞÜŞLER VAR”

Başkan Fikret Çakmakçı; “İlimizin en büyük şansızlığı Ocak ayında gelen deprem ve depremin ardından korona virüs şehrimizi olumsuz etkilemesi.  Depremde şehrimizin yüzde 50’si etkilendi. Bu durumda ilimizi ekonomik anlamda çok sıkıntıya soktu. Depremin ardından tüm Dünyayı etkilen korona virüs ilimizi de etkisi altına aldı. Virüsten tüm sektörlerle gibi bizim sektörde çok etkiledi. Yaz sezonunda düğün nişan merasimlerinin çok olduğu dönemde bizler iş yapamadık. Yaz aylarında ilimize gelen gurbetçilerin çoğu gelemedi. Bu yaz sezonunda nişan ve düğünler tam anlamıyla yapılamadı. Vatandaşlarımız düğünlere gidemedi ve takı takamadı. Bu durum ister istemez sektörü daralttı. Altın fiyatlarının yüksek olması düğün sahiplerini çok zorladı. Düğün sahipleri dört tane bilezik alacağına iki tane aldı. Set alacağına kolye aldı. Korona virüs bizim işleri dörtte üç düşürdü. Bundan sonraki süreçte düğün sezonu bitti ekonomik sıkıntılar gün yüzüne çıkmaya başladı. Dünya çapındaki firmalarda işten çıkarmalar başladı. İşsizlik sayısı bir ülkede artarsa ülkelerin ekonomisinde bozulmalar olur”.

“ÇARŞIMIZDA TÜM ÖNLEMLERİMİZİ ALDIK”

Kuyumcular Çarşısında virüse karşı tüm önlemleri aldıklarını söyleyen Elazığ Kuyumcular Esnaf Odası Başkan Fikret Çakmakçı; “Son zamanlarda çok duyuyoruz. İzzetpaşa Kuyumcular Çarşısı’nda virüs var. Şuanda virüsün olmadığı bir yer var mı? Çarşımızda hasta olan esnaflarımız kesinlikle işletmelerine gelmiyor ve karantinada kalıyor. Biz bunları takip ediyoruz. Özellikle biz çarşımızı her gün dezenfekte ediyoruz. Esnaflarımız işyerlerini kapattıktan sonra çarşımızı yıkıyoruz. Çarşımızın girişlerinde dezenfekte bulunduruyoruz. Vatandaşlarımızı maskesiz içeri almıyoruz”.

 “BİZİM SEKTÖR ÇOK ZOR BİR SEKTÖR”

Başkan Çakmakçı, sektörlerinin çok zor olduğunu ifade ederek “Her sektörde olduğu gibi bizim sektörde de ürünü satarsan para kazanırsın. Bazı kesinler söylüyor altın fiyatları yükseliyor kuyumcular para kazanıyor. Biz olayı öyle değerlendirmeyiz. Benim 10 kilo altınım 11 kilo olmadı ki, zamda da ben altını alacağım satacağım ki para kazanayım. Tamam, TL bazında param artmış olabilir. TL değerinin artması benim için önemli değildir. Bizim için altının döngüsü önemlidir. Bizim sektör çok çok zor bir sektör.

 Bizim sektörün olmazsa olmazı tecrübedir. Meslekte o kadar olumsuz şeylerle karşılaşıyoruz ki geçen gün bile bir meslektaşımıza bir dolandırıcı altın görünümlü ürünü maalesef arkadaşımıza sattı. Sahte altını fark etmenin incelikleri var. Tabi bunun bir testi var. Ama öyle dönem oluyor ki adamlar bizim yoğun olduğumuz zamana denk getiriyorlar ve meslektaşlarımız ürünü tam anlamıyla inceleyemiyorlar. Ve sahte ürünü bazen alabiliyorlar. Sektörümüz tecrübenin önemli olduğu bir sektördür.

Bizler 1976 yılından buyana bu sektördeyiz. Yaklaşık 44-45 yıldır bu işle uğraşıyoruz. Sektörümüzün en büyük sıkıntılarından biride dışardan elaman alamıyoruz. Para çok güven gerektiren bir şeydir. Onun için dışardan kolay kolay elaman alamıyoruz.

Eskiden bankaların az olduğu zamanda kuyumcular bir bankaydı. Vatandaşın bütün parası kuyumcuda dönerdi. Sektörümüz güvene dayalı olması gereken bir sektördür. Herkesin yapacağı bir sektör değildir. Geçmişte şunu da yaşadık sanayide bir vatandaşımız gelip kuyumcu açtığını ve 2 yıl içinde işletmesini kapattığını gördük. Çok gördük başka sektörden gelip kuyumcu açıyor 1-2 yıl içinde dükkânını kapatıp gittiğini gördük. İddia ediyorum kuyumculuk kalitesi anlamında, kuyumcunun sattığı ürün anlamında, çeşitlilik anlamında Türkiye’de çok çok ileriyiz. Bu konuda iddialıyız. Vatandaşları bilgilendirme açısından da çok ileriyiz. Dikkat etmişinizdir. Çarşımızda 16 tane fiyat bilgilendirme billboardlarımız var. Hiç bir sektör yoktur. Bizim sektörümüzde ürün ve alış fiyatlarımız yazar. Hiçbir sektörde bu yazmaz. Ürünü kaça aldığı yazmaz. Bizim sektörümüz bu konuda çok şeffaftır”.

“İZZETPAŞA CAMİSİ YIKILMAYACAK”

Başkan Çakmakçı, İzzetpaşa Camisinin yıkılacağı haberlerine tepki göstererek; “1968 yılında inşaatı başlayan ve 1972 yılında da esnafın ve vatandaşın hizmetine sunulan bir çarşıdır.24 Ocak ilimizde meydana gelen depremde İzzetpaşa Camimiz kubbe tarafında bir hasar aldı. Bunu özellikle belirtiyorum kubbe tarafında bir hasar aldı. Hiç bir şekilde caminin başka bir yerinde hasar yok. İşyerlerimizde hiç bir şekilde hasar yok. Fakat gündeme öyle getirildi ki İzzetpaşa Camisi yıkılacak yerine yenisi yapılacak diye söylemler çıktı. Yerel gazetelerde öyle haberlerle karşılaştık ki, bu haberleri nerden aldılar bilmiyorum. Kime sordular; gittin Vakıflar Genel Müdürlüğüyle mi konuştun, gittin İzzetpaşa Vakfıyla mı konuştun, geldin Kuyumcular Odası başkanıyla mı konuştun sen bu bilgiyi nerden aldın caminin yıkılacağı haberlerini yapıyorsun. Tamam, Kubbe tarafı az hasarlı camimizin kubbesi güçlendirme yapılacak.

Şuanda İzzetpaşa Camisinin yakılmasıyla ilgili bir çalışma yok. Kuyumcular Çarşısındaki dükkanlarımız metrekare olarak yetersiz. Çünkü sektörümüz büyüdü. Müşterimiz çoğaldı. Bizim bir düğün alış verişinde 10 -15 kişi gelir bunları karşılayacak alanımız yok. En büyük sıkıntımız yer sıkıntımız. Yer arayışlarımız var. Geçmişte de  oldu. Bir takım çalışmalarımız oldu ama hayata geçiremedik. Ama bu demek değildir ki gerçekleştirmeyeceğiz. Bu konuda çalışmalarımız var. Burayı devam ettirebiliriz ama ikinci bir kuyumcular pasajı olarak açılır. İzzetpaşa Kuyumcular Çarşısı 14-16 metre kare ile bize yetmiyor. Onun için yer çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah kısa bir süre sonra çalışmalarımızı bitiririz. Esnafımızın isteği bu yönde. Esnaflarımızda başkanım "bize bir yer bul söylemleri var. Girişimlerimiz var onların sonuçlarını bekliyoruz”.

“VİRÜSTE SEKTÖRÜMÜZ BÜYÜK DARBE ALDI”

Kuyumcular Esnaf Odası Başkan Fikret Çakmakçı; “Deprem ve virüsten sonra işletmelerimiz 45 gün kapattık. Kapatma isteğini biz sayın valimizden talep ettik. Niye talep ettik, sektörümüz paraya dayalı bir sektör olduğu için virüste en çok parada bulunuyor. Hep vatandaşları korumak hem de esnaflarımızı korumak amacıyla Sayın Valimizden işyerlerimizi kapatmak için talep ettik ilk etapta 15 gün süreyleydi ama bu süre 45 güne kadar çıktı. Deprem, virüs, düğün sezonun sönük geçmesi ve gurbetçilerin gelmemesi işlerimizi çok etkiledi. Şehrimiz sanayi ile geçinen bir şehir değil, tamamen işçi ve memurla geçinen bir şehirdir. İlimize dışardan para gurbetçilerimizden en çok geliyor. Bu nedenlerden dolayı sektörümüz çok büyük darbe aldı”.

“ALINAN KREDİLER NASIL ÖDENECEK”

Çakmakçı; “Halk Bankası kanalı ile kredi kefalet kooperatifleri 50 bin TL faizsiz kredi verdi. Bir de KOSGEB’in 100 bin TL’lik kredisi oldu. Kullanan esnaflarımız oldu, kullanmayan esnaflarımız oldu. Kullanmayan esnaflarımız inanın ki devlete yardımcı olmak amacıyla kullanmadı. Yoksa bu hak herkese verilmişti. Herkes kullanabilirdi. Ben şahsım olarak söyleyeyim benim ihtiyacım yok Allah’a şükür, ihtiyacı olan esnafımız alsın dedim. En büyük sorun krediler alındı, kredilerin ödeme günü geldi ama bu krediler nasıl ödenecek. Bizlerde şartları uyan tüm esnaflarımız kredi aldı. Kredi kullanan esnafımız zengin bir kesim değil sonuçta ihtiyacı olan kullandı. Ama bu süreçte para kazanamadı. Para kazanamayınca krediyi ödeyecek durum ortaya çıkmadı. Devletimizden şunu talep ediyoruz: Ya bu kredileri ertelesinler, ya da Giresun’daki gibi sel felaketinde zarar gören esnafa yaptıkları gibi kredileri hibe şekline getirsinler. Çünkü Elazığ’ın en büyük etkisi deprem ve virüstür. Elazığ diğer illerden bu konuda en büyük olumsuzluğu depremdir. Devletimizden artı bir talebimiz yok her tarafa nasıl yapılıyorsa geçmiş yıllarda deprem görmüş illere nasıl bir destek verilmişse bizde ilimize istiyoruz. Biz üvey evlat değiliz. Devlet bizim babamızsa, baba evlatlar arasında ayrım yapmaz. Giresun’a ne uyguluyorsa Elazığ’a onu uygulasın, Elazığ’a ne uyguluyorsa diğer şehirlere de onu uygulasın. Biz ayrıcalık istemiyoruz eşitlik istiyoruz. Hükümetimiz ve vekillerimiz elinden geleni yapıyorlardır. Ama görüyoruz ki Giresun farklı bir kategoriye konulduğunu görüyoruz”.

“ELAZIĞ’IN SAHİBİ ELAZIĞLILARDIR”

Başkan Çakmakçı; “Elazığ’ın sahibi Elazığlılardır. Biz de Elazığ’ı terk edip gitmeyi bilirdik . Biz de ticaretimizi geliştirip başka yerlerde yapabilirdik. Ama biz ne yaptık bu memleket bizimse biz Allah’ın izniyle Elazığ’dan hiçbir yere gitmiyoruz. Burada kazandık yatırımızı burada yapacağız. Şehrimize faydalı olacağız ve hiçbir yere gitmiyoruz. Elazığ’ın sahibi Elazığlılardır. Elazığ sahibi hiç kimse değildir. Hiç kimse o gücü kendinde bulmasın. Elazığ Elazığlılarındır herkes gelip geçicidir. Sahip önce Allah’ımızdır sonra şehirde yaşayanlardır. Elazığ ayrıcalıklı bir şey beklemiyor, Elazığlılar vakurdur, insanımız dilenci değildir. Hiç kimse öyle düşünmesin bu ezikliğimizden kimse pay çıkarmasın Elazığ insanı gururludur, delikanlıdır. Her şeyin üstesinden de Allah’ın izniyle de gelir”.

“YEREL ESNAFI DESTEKLEYİN”

Başkan Fikret Çakmakçı: “Yıllardır söylüyoruz yerel esnafı desteleyin. Milliyetçi duygumuz varsa önce yerli esnafımızı desteklemeliyiz. Ben burada sadece esnaf anlamında söylemiyorum. Bugün deprem konutları yapılıyor Ben şahsen bir tane Elazığlı firmanın gelip de ihale aldığını duymadım. Sadece bazı Elazığlı firmalar taşeron olarak var. Elazığ’ımızda bir sürü inşaat firması var hepsi bir birinden değerli. Elazığlı firma işi alsın ki Elazığlı çalışsın, Elazığlı firma alsın ki bizim esnafımızdan alış-veriş yapsın. Biz yerel esnafın desteklenmesinden taraftarıyız. Ben, Ticaret Sanayi Odası Başkanı Asilhan Arslan beye teşekkür etmek istiyorum. Değerli başkanımız elinden gelen bütün gayretleri gösteriyor. Başkanımız ilimize gelen birçok şeyde öncülük etti”.

 “YAPAMIYORSAN BIRAK GİT KARDEŞİM”

Elazığ’da esnaf odaları arasında birlik beraberlik ve beraberliğin olmadığını ifade eden Kuyumcular Esnaf Odası Başkan Fikret Çakmakçı; şunları söyledi: “Özellikle esnaf temsilcileri arasında 3-5 haricinde birlik beraberlik olduğuna hiç şekilde inanmıyorum. Yani bir başkan demek bir yeri işgal eden demek değildir. Eğer sen başkansan, eğer bir kurumu temsil ediyorsan, bir STK’ysan senin bütün esnafın sorunun sıkıntısını bilmen lazım. STK’lar kimsenin babasının yeri değildir. Eğer kendine güveniyorsan hizmet anlamında gel orada otur. Yoksa çık git gelsin başkası hizmet etsin. Tekelleşmiş artık 5-6 dönemdir başkanlık yapan arkadaşlarımız var. Bunların kesinlikle kişiliklerine lafım yok. Benden çok çok karakterlidirler çok çok düzgün insanlardır.  Ama iş yapabilirlik anlamında ben hiçbir şekilde 3-5 söküp alıyorum onların haricindeki tüm başkanları iş yapacak kapasitede görmüyorum. Kim üstüne ne alıyorsa alsın. Yapıyorsan bırak git”.