Güncel
Giriş Tarihi : 18-12-2019 13:29

Oğullarını kaybeden Elazığlı baba yürekleri dağladı

Elazığ’da doğan 63 yaşındaki Halil Aktaş’ın acılı hikayesi, yürekleri yakan cinsten.

Oğullarını kaybeden Elazığlı baba yürekleri dağladı

Antalya’da oğullarını kaybeden babanın sokak ortasında yaktığı ağıtlar, yürekleri dağladı. Türküleri oğullarına hitaben söylediğini dile getiren acılı baba, “Bu dertten, kederden nereye kadar yaşayacağım bilmiyorum. Ciğer yarasını Allah kimsenin başına vermesin” dedi.  

Evlendikten sonra Adana’ya yerleşen Aktaş, 3’ü erkek 5 çocuk babası oldu. Bir süre sonra anlaşmazlık yüzünden eşinden boşanmak zorunda kalan Aktaş, evden çıkarak memleketine geri döndü. Bu sırada yaşları 18’i geçen çocuklarından Abdulsamet (26) ve Uğur (24), Suriye kaynaklı bir örgütün sohbetlerine katılmaya başladı. Aradan geçen 3-4 yıl sonrası iddiaya göre Abdulsamet ve Uğur, Suriye’nin yolunu tutarak örgüte katıldı. Bunu duyan baba Halil Aktaş, çocuklarını uyarmasına rağmen onları geri döndüremedi. 14 ay önce ise Aktaş’ın küçük oğlu Uğur, Suriye’de vurulup hayatını kaybetti, diğer oğlu Abdulsamet de PKK tarafından yaralı halde esir alındı. O gün bugündür çocuklarından bir haber alamayan Aktaş, Antalya’ya gelerek kafasını dağıtmaya çalıştı. Tek başına yaşamı tercih eden acılı baba,  aldığı engelli maaşı ve çocukların hitaben söylediği türkülere karşılık vatandaşların verdiği parayla geçimini sürdürüyor.

"SAĞ KALAN ABDULSAMET’İMİ İSTİYORUM"

Yaşadıklarını paylaşan acılı baba, küçük oğlunun öldüğünü arkadaşlarının sosyal medyada paylaştığı yazı ve resimlerden öğrendiğini söyledi. Aktaş, “Uğur’u orada gömmüşler. Arkadaşları sosyal medyadan yazmışlar.  Abdulsamet oradayken hanımı ve çocuklarıyla oradaydı.  Onlar buraya gelmek istediler, kaçmaya çalıştılar. Abdulsamet’im bomba atmışlar belinden yaralanmış. PKK orada güçlü olduğu için bunlar PKK’ya esir düşmüşler.  Hanımıyla çocuklarını bir yere, onu bir yere götürmüşler.  Hanımı ve çocukları geldi ama kendisinden bir haber yok. Sağ kalan Abdulsamet’imi istiyorum. Onu kavuştursunlar bana. Devletimden haber bekliyorum.” dedi.

“CİĞER ACISI VAR BENDE”

Çocuklarını kaybettikten sonra sokak sokak gezerek türküler söylemeye başladığını ifade eden Aktaş,  nameleri oğullarına hitaben söylediğini belirtti. “Ciğerin acısı var bende” diyen Aktaş, şunları söyledi:  “Ben kafayı yemek üzereyim. Yerim yurdum kalmadı.  Dışarıda çok yattım, aç susuz kaldım ama sağ olsun ben bu Antalya halkına çok teşekkür ediyorum.  Pansiyonda kalıyorum. Pansiyon param, yemek param çıksın başka bir gayem yok. Bel fıtığı, romatizma ve nefes darlığı olduğu için çalışamıyorum. Antalya’nın her yerinde türkü söylüyorum, vatandaşlar bana para veriyor. Oğluma hitaben söylüyorum. Ciğerin acısı var bende. Söylemesem patlarım, ölür giderim. Mecbur söylüyorum. Derdimi, içimi döküyorum. Onları çok özlüyorum. Her gün tek başına 2-3 saat ağlıyorum. Gözlerim şişiyor, sesim düşüyor. Bu dertten, kederden nereye kadar yaşayacağım bilmiyorum. Ciğer yarasını Allah kimsenin başına vermesin.”